Prof. Dr. Tuğrul Altan

Göz travmaları, günlük yaşamda, iş kazalarında, spor aktivitelerinde veya trafik kazalarında aniden meydana gelebilen ve hızlı müdahale edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi acil durumlardır. Gözün anatomik yapısı, yapılacak müdahalenin niteliği ve hasarın boyutunu belirlemek adına iki ana bölüme ayrılır: Ön Segment ve Arka Segment.

Bir göz travmasıyla karşılaşıldığında hasarın hangi segmenti etkilediğini doğru analiz etmek, doğru tedavi stratejisinin ilk adımıdır.

1. Ön Segment Travmaları

Gözün dışarıdan bakıldığında görülebilen, en önde yer alan şeffaf tabaka (kornea) ile göz merceğinin (lens) arkasında kalan bölgeye kadar olan kısım ön segment olarak adlandırılır. Dış dünyaya direkt açık olduğu için travmalara en çok maruz kalan bölgedir.

    • Kornea Erozyonları ve Yabancı Cisimler: Göze toz, metal talaşı, odun parçası kaçması veya tırnak çizmesi sonucu oluşur. Yoğun ağrı, sulanma ve ışığa hassasiyetle kendini gösterir. Yabancı cisim yüzeydeyse uzman bir hekim tarafından hızla çıkarılmalıdır.

    • Kimyasal Yaralanmalar: Asit veya alkali (çamaşır suyu, kireç, lavabo açıcı vb.) maddelerin göze temasıdır. Göz hekimliğinin en acil durumlarından biridir. Kimyasal madde, gözün ön yüzeyindeki dokuları hızla eritebilir. Müdahalenin ilk saniyesinde gözün bol temiz suyla yıkanması hayati önem taşır.

    • Hifema (Ön Kamara Kanaması): Göze gelen künt bir darbe (yumruk, top çarpması) sonucu, gözün renkli kısmı (iris) ile kornea arasındaki boşluğa kan dolmasıdır. Görme seviyesi aniden düşer. Kanın emilmesi ve göz içi basıncının (göz tansiyonu) yükselmemesi için hastanın başı dik şekilde istirahat etmesi gerekir.

    • Travmatik Katarakt: Göze gelen sert darbeler veya delici yaralanmalar, gözün kendi merceğinin (lens) yapısını ve şeffaflığını bozarak günler veya haftalar içinde katarakt gelişmesine yol açabilir.

2. Arka Segment Travmaları

Göz merceğinin arkasından başlayıp, gözün en arka duvarını kaplayan retina (ağ tabakası), vitreus sıvısı ve görme sinirini (optik sinir) kapsayan bölge arka segment olarak adlandırılır. Genellikle daha şiddetli travmalar sonrasında etkilenir ve görmeyi doğrudan tehdit eden ciddi tablolara yol açar.

  • Vitreus Kanaması: Gözün içini dolduran jel benzeri sıvının (vitreus) içine kan sızmasıdır. Genellikle şiddetli künt darbeler veya delici yaralanmalar retinadaki damarları yırttığında meydana gelir. Hasta aniden görüşünün karardığını veya önünde büyük siyah bulutlar uçuştuğunu fark eder.

  • Retina Yırtıkları ve Dekolmanı: Travmanın yarattığı sarsıntı veya göz duvarının esnemesi, arkadaki retina tabakasında yırtılmalara neden olabilir. Eğer bu yırtık tedavi edilmezse, altına sıvı sızarak retinanın yerinden ayrılmasına (retina dekolmanı) yol açar. Hastalar genellikle ışık çakmaları, kurum yağması gibi siyah noktalar ve ardından bir perdenin görüşü kapatması şikayetiyle başvururlar.

  • Koroit Rüptürü (Göz Arkası Damar Tabakası Yırtılması): Künt travmanın etkisiyle retina altındaki besleyici damar tabakasında (koroit) yırtılma ve kanama meydana gelebilir. Yırtık görme merkezine (makula) yakınsa kalıcı merkezi görme kaybına sebep olur.

  • Optik Sinir Hasarı: Gözün arka kısmından çıkıp beyne giden görme sinirinin, travma anındaki ani basınçla sıkışması, gerilmesi veya kemik kırıkları nedeniyle kesilmesidir. Geri dönüşü oldukça zor olan ani görme kayıplarına neden olabilir.

Unutmayın: Göze delici bir cisim battığında veya şiddetli bir darbe alındığında göz asla ovuşturulmamalı, üzerine bastırılmamalıdır. Temiz bir göz pedi veya temiz bir bezle göz kapatılarak (baskı uygulamadan) en yakın göz hastalıkları merkezine acil olarak başvurulmalıdır. Kimyasal yaralanmalarda ise hastaneye gitmeden önceki ilk saniyede göz bol suyla yıkanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular
01. Göze kimyasal bir madde (çamaşır suyu, asit, kireç vb.) kaçtığında hastaneye gitmeden önce yapılması gereken ilk şey nedir?

Kimyasal göz yaralanmalarında zamana karşı yarışılır ve en önemli müdahale ilk saniyelerde evde yapılan müdahaledir. Hastaneye gitmek için beklenecek her dakika, gözün ön yüzeyinde kalıcı hasara yol açabilir.

Yapılması gereken ilk şey, gözü derhal en az 15-20 dakika boyunca bol, temiz ve ılık akar suyla (çeşme suyu olabilir) kesintisiz şekilde yıkamaktır. Yıkama sırasında göz kapakları parmaklarla iyice açık tutulmalıdır ki kimyasal madde içeride kalmasın. Bu ilk yıkama işleminin ardından hiç vakit kaybetmeden en yakın acil servise veya göz merkezine başvurulmalıdır.

Evet, mutlaka gerekir. Göze gelen künt darbeler dışarıdan sadece hafif bir morluk veya kızarıklık gibi görünse de, gözün içinde ilk anda farkedilmeyen hasarlara yol açabilir.

Darbe anındaki sarsıntı, gözün ön kamarasında kanamaya (hifema), göz tansiyonunun yükselmesine, göz merceğinin kaymasına, katarakt gelişimine, gözün arka segmentinde retina dekolmanına ilerleyebilen yırtılmalara, koroid neovaskülarizasyonu ve kanama gelişimine neden olan koroid rüptürlerine neden olabilir. Bu durumlar bazen günler hatta aylar sonra belirti verebilir. Bu yüzden, göze sert bir darbe alındıktan sonra görüş net olsa bile ilk 24 saat içinde uzman bir göz hekimine muayene olmak, daha sonra da belirlenen aralıklarla kontrole gelmek büyük önem taşır.

Kesinlikle hayır. Göze batan, saplanan veya korneaya yerleşen yabancı cisimlere asla evde müdahale edilmemelidir. Cismi cımbızla veya peçeteyle çıkarmaya çalışmak, cismin daha derine batmasına, gözün delinmesine veya enfeksiyon kapmasına yol açabilir.

Yapılması gereken, göze hiçbir şekilde bastırmadan, gözü temiz bir sargı bezi veya koruyucu bir kapakla (gözün hareketini ve sürtünmesini engellemek için) hafifçe kapatıp, en yakın göz cerrahisi merkezine acildir. Yabancı cisimler sadece uzman hekim tarafından, özel mikroskoplar altında ve steril şartlarda çıkarılmalıdır.

Travma sonrasında gözde aniden beliren ışık çakmaları (şimşek çakması gibi), yoğun siyah noktalar veya gözün önünden “kurum yağıyormuş” gibi görüntüler geçmesi, arka segmentte bir retina yırtılmasının veya göz içi kanamasının en net belirtileridir.

Gözün içindeki jel sıvı travmayla sarsıldığında retinayı çekebilir ve yırtılmasına yol açabilir. Eğer bu durum erken evrede yakalanırsa ameliyatsız, sadece poliklinikte yapılan kısa bir lazer (argon lazer) işlemiyle tedavi edilebilir. Ancak ihmal edilirse retina dekolmanına (körlük riski taşıyan retina ayrılmasına) dönüşür ve büyük bir ameliyat gerektirir. Bu belirtiler acil durum alarmıdır.

Bu durum travmanın şiddetine, tipine (delici mi, künt mü olduğuna ve yabancı cisim varlığına) ve hasarın hangi segmentte meydana geldiğine bağlı olarak değişir.

  • Kornea çizilmesi veya yüzeyel yabancı cisimler gibi ön segment travmaları genellikle hızlıca ve iz bırakmadan iyileşir, görme eski haline döner.
  • Ancak gözün delindiği veya rüptüre olduğu yaralanmalar, retina dekolmanı, ağır kimyasal yanıklar veya görme siniri hasarı gibi arka segmenti ve önemli dokuları etkileyen durumlarda süreç daha karmaşıktır. Yapılan acil ameliyatların ilk amacı gözün bütünlüğünü ve anatomik yapısını korumaktır. Görmenin ne kadar geri döneceği, dokuların iyileşme kapasitesine ve rehabilitasyon sürecine bağlıdır. Erken müdahale, her zaman en iyi görsel başarı şansını sunar.

Yardıma mı ihtiyacınız var? veya sorularınız mı var?

Acil tıbbi durumlarda lütfen hemen bizi arayın.
Her zaman yardımcı olmaya hazırız!