Göz Hastalıkları
Göz muayenesi randevunuzu alın
- Esnek bakım seçenekleri
- Kişiye özel değerlendirmeleri
- Bireysel tedavi planlaması
Glokom Göz içi basıncının birinci derecede etkili olduğu göz siniri ve buna bağlı hücrelerin hasarlanması ile görme kaybına yol açan bir hastalıktır. Çeşitli sınıflamalar vardır ama hepsinde ortak özellik göz sinir hücrelerinin hasarlanmasıdır. Bunun önemi hastalıkta oluşan hasarın hemen tamamen kalıcı ve geri dönüşümsüz olduğudur. Tedavi daha fazla hasar oluşumunu durdurma amaçlıdır.
Oluşan hasarın geri dönüşümsüz olması erken tanının önemini artırmaktadır. Bunun yanında tedavinin ömür boyu devam etmesi gerektiğinden tanıdan emin olunması gerekmektedir. Tanıda göz tansiyonu ölçümü ve gözdibi muayenesinin yanısıra OCT (Optik Koherens Tomografi) ile sinir lifi ve ganglion hücre tabakalarının değerlendirilmesi, bunun görme alanı testi ile hastanın görme fonksiyonu üzerine etkisinin saptanması temel uygulamalardır.

Tanı
Glokomun tipine ve olşmuş olan hasarın derecesine göre değişkenlik gösterir. Esas olarak ilaç tedavisi, lazer ve cerrahi tedavi olarak özetlenebilir. İlaç tedavisi yetersiz olursa, düzenli kullanımla ilgili sorunlar varsa lazer tedavisi veya cerrahi tedavi gündeme gelecektir. Cerrahi tedavide ilk seçenek genellikle trabekülektomidir. Bununla birlikte etkinliği daha az olsa da son yıllarda minimal invaziv glokom cerrahileri giderek yaygınlaşmaktadır. Trabekülektominin başarılı olmadığı veya başarısız olma olasılığının yüksek olduğu özel durumlarda Ahmed glokom valvi implantasyonu uygulanmaktadır. İleri görme kaybının olduğu son evre glokomlarda göz içi sıvısının salgılanmasını azaltmak için gözün bu sıvıyı salgılayan bölgeye diyod lazer uygulanabilmektedir.
Tedavi
İlaç tedavisi, lazer ve cerrahi olarak özetlenebilir. İlaç tedavisi yetersiz olursa, düzenli kullanımla ilgili sorunlar varsa lazer tedavisi veya cerrahi tedavi gündeme gelecektir. Cerrahi tedavide ilk seçenek genellikle trabekülektomidir. Trabekülektominin başarılı olmadığı veya başarısız olma olasılığının yüksek olduğu özel durumlarda Ahmed glokom valvi implantasyonu uygulanmaktadır. İleri görme kaybının olduğu son evre glokomlarda göz içi sıvısının salgılanmasını azaltmak için gözün bu sıvıyı salgılayan bölgesine lazer uygulanabilmektedir.
Risk faktörleri
Glokom hastalığı için risk faktörleri;
- Ailede glokom olması (genetik)
- Yaş
- Kornea kalınlığının ince olması
- Düşük perfüzyon basıncı sayılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
01. Glokom (Göz Tansiyonu) nedir ve neden "sinsi hastalık" olarak adlandırılır?
Glokom, göz içi sıvı basıncının yükselmesi nedeniyle gözün arkasındaki görme sinirinin (optik sinir) zamanla hasar görmesi ve liflerinin ölmesi durumudur. “Sinsi hastalık” denmesinin sebebi, en yaygın türü olan açık açılı glokomun erken ve orta evrelerde hiçbir ağrı, kızarıklık veya ani görme kaybı belirtisi göstermemesidir. Hastalık, görme alanını dış kenarlardan merkeze doğru yavaş yavaş daraltır; hasta bu kaybı fark ettiğinde ise ne yazık ki görme sinirinde geri dönüşü olmayan ciddi hasarlar çoktan oluşmuş olur.
02. Normal tansiyonu olan birinde de göz tansiyonu (glokom) çıkabilir mi?
Evet, çıkabilir. Halk arasında en çok karıştırılan konulardan biri budur; vücut kan tansiyonu ile göz içi tansiyonu tamamen farklı mekanizmalardır. Üstelik, göz içi basıncı ölçüldüğünde normal sınırlarda (21 mmHG’nin altında) çıktığı halde görme siniri hasar gören hastalar da vardır ki buna “Normal Basınçlı Glokom” denir. Bu nedenle glokom teşhisi sadece tek bir tansiyon ölçümüyle değil; göz dibi muayenesi, OCT (görme siniri tomografisi) ve görme alanı gibi detaylı tetkiklerle konulur.
03. Kimler glokom açısından risk altındadır? Ne sıklıkla muayene olunmalıdır?
Göz içi basıncı yüksek olan kişiler başta olmak üzere; ailesinde glokom öyküsü bulunanlar (genetik yatkınlık riski 4 ila 8 kat artırır), 40 yaşın üzerindeki bireyler, yüksek miyop veya hipermetrop hastaları, diyabet (şeker) ve yüksek tansiyonu olanlar ile uzun süre kortizonlu ilaç/damla kullananlar yüksek risk altındadır. Risk grubundaki kişilerin yılda en az bir kez, diğer bireylerin ise rutin göz muayenelerini aksatmaması hayati önem taşır.
04. Glokom tedavisinde hangi yöntemler kullanılır? Ameliyat kesin çözüm müdür?
Glokom tedavisinde amaç, görmeyi tamamen eski haline getirmek değil (çünkü ölen sinir hücreleri geri gelmez), mevcut görmeyi ömür boyu korumaktır. Tedavi basamaklı olarak ilerler: İlk adım genellikle göz içi sıvısının üretimini azaltan veya çıkışını artıran günlük göz damlalarıdır. Damlaların yetersiz kaldığı veya hastanın uyum sağlayamadığı durumlarda SLT Lazer (Selektif Lazer Trabeküloplasti) tedavisi veya göz içi sıvısının tahliyesini sağlayan glokom ameliyatları (Trabekülektomi / Tüp implantasyonu) uygulanır. Ameliyat hastalığı tamamen yok etmez ancak tansiyonu güvenli sınırlara indirerek ilerlemeyi durdurur.
05. Glokom hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler nelerdir?
Glokom hastalarının yaşam tarzında dikkat edeceği en kritik kural, doktorun reçete ettiği göz damlalarını her gün, hiç aksatmadan ve tam saatinde damlatmaktır. Bunun dışında; tek seferde aşırı miktarda (örneğin bir dikişte 1 litre) su veya sıvı tüketmek göz tansiyonunu anlık olarak fırlatabileceği için sıvılar gün içine yayarak tüketilmelidir. Ağır halter kaldırmak veya baş aşağı durmayı gerektiren bazı yoga hareketleri gibi göz içi basıncını artıran aktivitelerden kaçınılmalı, düzenli hafif tempolu yürüyüşler tercih edilmelidir.
- Cevapsız sorunuz kalmasın
Yardıma mı ihtiyacınız var? veya sorularınız mı var?
Acil tıbbi durumlarda lütfen hemen bizi arayın.
Her zaman yardımcı olmaya hazırız!
