Prof. Dr. Tuğrul Altan

Retina ve Damarların Önemi

Retina, göz içerisinde ışığı algılayan ve bu bilgiyi görme siniri aracılığıyla beyne ileten ince bir tabakadır. Sağlıklı görebilmemiz için retinanın kesintisiz bir kan akışıyla beslenmesi gerekir. Retinayı besleyen atardamar (arter) ve toplardamarlarda (ven) meydana gelen tıkanıklık, daralma veya sızıntı gibi sorunlar, retinanın oksijen ve besin alımını bozarak görme kaybına yol açabilir. Bu durumların genel adı retinanın damar hastalıklarıdır ve erken tanı, kalıcı görme kaybını önlemede belirleyici rol oynar.

Retinal Ven (Toplardamar) Tıkanıklığı

Retinanın kanını gözden uzaklaştıran toplardamarların tıkanması sonucu gelişir. Tıkanıklığın yerine göre santral ven tıkanıklığı (ana toplardamarın tıkanması) veya ven dal tıkanıklığı (bir yan dalın tıkanması) olarak adlandırılır. Genellikle ani ve ağrısız bir görme bulanıklığı ile fark edilir. Yüksek tansiyon, glokom ve ileri yaş başlıca risk faktörleri arasındadır.

Retinal Arter (Atardamar) Tıkanıklığı

Retinayı besleyen atardamarın ani olarak tıkanmasıdır ve retina dokusu oksijensiz kaldığı için acil bir durum kabul edilir. Genellikle tek gözde, aniden gelişen ve ağrısız ciddi görme kaybı şeklinde kendini gösterir. Kısa süre içinde müdahele edilmesi gerekir. Bu tablo kalp ve damar sisteminden gelen bir tıkaç nedeniyle oluşur, birlikte merkezi sinir sistemi de etkilenebilir. Bu nedenle bu hastalarda hem kardiyolojik hem de nörolojik değerlendirme gereklidir.

Hipertansif Retinopati

Kontrolsüz seyreden yüksek tansiyon, zamanla retina damarlarında incelme, sızıntı ve kanamalara yol açabilir. Genellikle diğer damar hastalıklarına eşlik eder veya onların zeminini hazırlar; tansiyonun düzenli kontrol altında tutulması retina sağlığı açısından da önemlidir.

Belirtiler Nelere Dikkat Edilmeli?

Retinanın damar hastalıklarında aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı görülebilir:

 

Bulanık veya dalgalı görme, görme alanında karartı ya da gölge hissi, düz çizgilerin eğri görünmesi, gözde ani uçuşmalar veya kıvılcımlar, renklerin soluklaşması ve ani ya da kademeli görme kaybı. Bu belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde, zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması önerilir.

Tanı Nasıl Konur?


Tanı sürecinde göz dibi (fundus) muayenesinin yanı sıra, retinanın kesitsel görüntülemesini sağlayan Optik Koherens Tomografi (OCT) ve damar yapısını ayrıntılı gösteren floresein anjiyografi (FFA) gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Bu tetkikler, hastalığın türünü, yaygınlığını ve tedaviye yanıtını takip etmek açısından yol göstericidir.

Tedavi Seçenekleri

Tedavi, hastalığın türüne, evresine ve altta yatan nedene göre kişiselleştirilir. Sık kullanılan yöntemler arasında şunlar yer alır:

  • Anti-VEGF enjeksiyonları: Göz içine uygulanan iğnelerle, sızıntıya ve anormal damar oluşumuna neden olan faktörün baskılanması sağlanır.
  • Lazer fotokoagülasyon: Damar tıkanması nedeniyle iyi kanlanamayan bölgelere uygulanır. Bu bölgelerde gelişebilen yeni damar oluşumlarının geriletilmesini ve buna bağlı gelişebilecek komplikasyonları önlemeyi hedefler.

Kortikosteroid enjeksiyonları: Bazı vakalarda ödemi azaltmak amacıyla kullanılabilir.

Vitrektomi (cerrahi tedavi): İleri evre vakalarda, göz içi kanama, retina çekintisi veya zar oluşumu gibi durumlarda cerrahi girişim gerekebilir.

Tedavinin amacı yalnızca mevcut görmeyi korumak değil, aynı zamanda hastalığın ilerlemesini durdurarak olası komplikasyonları önlemektir.

Risk Faktörleri ve Korunma

Diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, ileri yaş ve bazı kan pıhtılaşma bozuklukları retina damar hastalıkları için risk oluşturur. Bu risk faktörlerinin ilgili branş hekimleriyle birlikte kontrol altında tutulması, hem genel sağlık hem de göz sağlığı açısından koruyucudur. Diyabet veya hipertansiyon tanısı olan kişilerin, görme şikayeti olmasa bile yılda en az bir kez göz dibi muayenesinden geçmesi önerilir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Ani görme kaybı, görmede belirgin bulanıklaşma veya görme alanında karartı gibi belirtiler acil olarak değerlendirilmelidir; bu durumlarda vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı ve zamanında başlanan tedavi, retina damar hastalıklarında görme kaybını önlemenin veya sınırlamanın en etkili yoludur.


*Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Şikayetleriniz için mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına danışınız.*

Sıkça Sorulan Sorular
01. Retina damar hastalıkları nedir?

Retinayı besleyen damarların tıkanması, kanaması veya damar yapısının bozulması sonucunda ortaya çıkan göz hastalıklarıdır. Görme kaybına neden olabilir ve erken tanı önemlidir.

Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, damar sertliği, sigara kullanımı ve bazı sistemik hastalıklar risk oluşturabilir.

Evet. Tıkanıklığın retina üzerindeki yerine ve derecesine bağlı olarak ani veya belirgin görme kaybı gelişebilir.

Özellikle retinal arter tıkanıklığında görme kaybı çoğunlukla ani ortaya çıkar. Ven tıkanıklıklarında ise görme azalması daha yavaş gelişebilir.

Tek gözde ani veya giderek artan görme azalması, görüş alanında kararma, bulanık görme, uçuşan cisimlerde artış ve bazen ışık çakmaları görülebilir.

Yardıma mı ihtiyacınız var? veya sorularınız mı var?

Acil tıbbi durumlarda lütfen hemen bizi arayın.
Her zaman yardımcı olmaya hazırız!