Prof. Dr. Tuğrul Altan

Göz Ultrasonografisi

Göz Ultrasonu Nedir?

Göz ultrasonu; yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak gözün içindeki lens, vitreus (göz içi sıvısı), retina (ağ tabakası) ve göz çevresindeki yumuşak dokuların detaylı görüntülerini elde etmeyi sağlayan bir teşhis yöntemidir. Bu yöntem, rutin göz muayenelerinde ışıkla görülemeyen arka yapıların çok daha ayrıntılı incelenmesine olanak tanır.

Neden ve Hangi Durumlarda Yapılır?

Bu tetkike özellikle gözün arka kısmının standart yöntemlerle (ışık ve merceklerle) net bir şekilde incelenemediği “göz arkasının kapalı olduğu” durumlarda başvurulur. Başlıca kullanım nedenleri şunlardır:

  • İleri Derece Katarakt: Göz merceğinin tamamen matlaştığı ve arkasındaki retina tabakasının görünmesini engellediği durumlar.

  • Vitreus Kanaması: Gözün içini dolduran jel sıvıdaki kanamalar nedeniyle arka duvarın seçilememesi.

  • Retina Durumu: Retinanın genel sağlığı, yerinde olup olmadığı (retina dekolmanı/ayrılması) veya bir yırtılma olup olmadığının tespiti.

Neden ve Hangi Durumlarda Yapılır?

Göz ultrasonu oldukça basit ve hasta için konforlu bir işlemdir. Çoğunlukla iki farklı mod kullanılarak yapılır:

Özel bir ultrason başlığı (prob) yardımıyla, genellikle göz kapakları üzerinden jel sürülerek uygulanır. Ses dalgalarının iç yapılara çarpıp geri dönmesiyle ekranda iki boyutlu bir kesit görüntüsü oluşturulur.

Göze uyuşturucu bir damla damlatılır ve hassas prob doğrudan göz yüzeyine (korneaya) dokundurulur. Bu mod, özellikle gözün ön-arka aks boyunu (uzunluğunu) milimetrik olarak ölçmek için kullanılır.

Güvenli midir? (Yan Etkileri Var mı?)
Retina Dekolmanı Teşhisindeki Rolü

Normal şartlarda göz muayenesinde retinayı görmek için göz bebeği büyütülür ve güçlü bir ışık kaynağıyla (oftalmoskop/biyomikroskop) gözün arkasına bakılır. Ancak göz içinde yoğun bir kanama (vitreus kanaması) veya çok sertleşmiş bir katarakt varsa, ışık arkaya geçemez.

İşte bu noktada devreye giren ses dalgaları, bu engelleri aşarak arkadaki dokulardan geri yansır. Bu sayede hekim, gözün arkasını göremiyor olsa bile retinanın yerinde sabit mi durduğunu, yoksa yırtılıp yerinden mi ayrıldığını anında tespit edebilir.

Retina Dekolmanı Teşhisindeki Rolü

B-Scan adı verilen iki boyutlu görüntüleme modunda, gözün iç yapısı siyah-beyaz bir kesit olarak ekrana yansır. Göz içi sıvıları normalde siyah görünürken, dokular beyaz/gri çizgiler halinde seçilir.

  • Sağlıklı Bir Gözde: Retinanın yapışık olduğu arka duvar düzgün, pürüzsüz ve birleşik bir hat şeklinde görünür. Gözün içi (vitreus boşluğu) tamamen karanlık ve temizdir.

  • Retina Dekolmanı (Ayrılması) Varsa: Doktor ekranda, gözün arka duvarından ayrılmış, adeta boşlukta dalgalanan kalın, parlak ve beyaz bir membran (zar) çizgisi görür. Bu çizgi genellikle optik sinirin (görme sinirinin) olduğu noktaya bağlı kalır ancak diğer kısımları öne doğru açılanmış veya “V” şeklinde bir görünümdedir.

  • Retina Yırtılması Varsa: Retinanın tamamen ayrılmadığı ama bir noktasından yırtıldığı durumlarda, o bölgede düz hat üzerinde bir kesinti, küçük bir katlanma veya retinanın hemen arkasına sızmaya başlayan sıvı cepleri fark edilir.

  • Arka Vitreus Dekolmanı ile Farkı: Bazen yaşa bağlı olarak göz içi jeli (vitreus) retinadan ayrılır. Ultrason, bu zararsız ayrışma ile tehlikeli olan retina dekolmanını birbirinden ayırt etmekte çok başarılıdır. Vitreus ayrışmasında ekrandaki çizgi çok daha ince, zayıf ve göz hareketleriyle serbestçe sallanan bir yapıdadır.

Neden Hayati Önem Taşır?

Retina dekolmanı, hücrelerin beslenmesini engelleyerek hızlı ve kalıcı görme kaybına yol açabilen acil bir durumdur. Ultrason, gözün arkasının net seçilemediği durumlarda altın standart kabul edilir ve cerrahi müdahale (vitrektomi ameliyatı gibi) kararının çok hızlı bir şekilde verilmesini sağlar.